İçeriği sosyal hesaplarında paylaş

Bilim / Genel

İd , Alt Benlik, İlkel Benlik Nedir?

İd , Alt Benlik, İlkel Benlik Nedir?

Latince bir kelime olan id teriminin kökeni, erken psikosomatik tıbbın öncülerinden Georg Groddeck tarafından yazılan “Das Buch vom Es” adlı eserine dayanmaktadır. Latince’de “id” kelimesi nötr üçüncü tekil şahıs zamiri olarak kullanılmaktadır.
İd; beslenme, cinsellik, kendini koruma içgüdüleri ile sergilenen zihnin en ilkel ihtiyaç dürtülerini temsil eder. İnsan psikolojisinde oluşan cinsellik ve saldırganlık içtepileri id etrafında şekillenir; açlık, cinsellik, boşaltım gibi isteklerimizin temelinde o vardır.

Freud’a göre yeni doğan bir bebek saf ID’den oluşmaktadır.

Ego ve Süperego ‘dan muaf bir bebek, fizyolojik ihtiyaçlarının derhal giderilmesini ister. Karnı aç olduğu için morarana kadar ağlayan bir bebeği gözünüzün önüne getirin. Daha ne olduğunu dahi bilmemektedir; ancak içgüdüsel olarak besin almaya ihtiyaç duymaktadır ve bunun derhal olmasını istemektedir. Dolayısıyla ihtiyaçlarına odaklı olan bir bebek, ihtiyaçları sağlanana kadar durmadan bu ihtiyacı işaret edecektir. Tabi ki ağlayarak.

Freud’un kuramına göre “yetişkin psikolojik sorunları” nın temeli çocukluk çağında ortaya çıkan bu dürtüler ya da içtepilerin yerine getirilmemesi veya yanlış şekilde getirilmesidir. İd merkezli hareket eden canlılar (Bebekler, Hayvanlar) “Ben Bilinci” ‘ne sahip değildir. Tamamen dürtüleri ile hareket ettikleri için sergiledikleri davranışları planlı olarak değil, iç güdüsel olarak sergilerler. Davranışsal açıdan içgüdüsel olarak hareket edilen bu döneme Akıl ve Mantıktan yoksun olunmasından ötürü İlkel Benlik de denmektedir.

Yine Freud’a göre kişinin “Ben” bilincine sahip olması anne karnından başlayarak 5 yaşına kadar geçen sürede gelişir. Özellikle bu 5 yaşa kadar ki süreçte canlının temel ihtiyaçları eksiksiz bir şekilde karşılanmalıdır. Aksi halde, kişilerin gelecekte İd ‘nin yoksun kaldığı metalara karşı hassasiyet / saplantı / dürtü geliştirmesi mümkündür.

Bir Kaç Örnek Verelim

• Dünya savaşı sırasında beslenme gereksinimlerini karşılayamayan gebe annelerin çocuklarında gelecekte görülen obezite sorunlarını verebiliriz. Yapılan bir araştırma gösterdi ki ; bir bebek , anne karnında dahi en temel ihtiyaçlarının karşılanması ile ilgili dürtülere sahip. Öyle ki; doğumuna kadar anne karnında eksik beslenmesiyle birlikte, dışarıda kendisini tehdit eden bir Dünya olduğu dürtüsünü yaratabiliyor. Ve yine İd ‘nin bir parçası olan kendini koruma içgüdüsü ile doğduktan çok sonra dahi vücudu, aldığı besinleri, ortada bir kıtlık durumu olmamasına rağmen, sanki bir kıtlık olacakmışçasına yağa çevirip saklıyor.

• Özellikle 0-5 yaş arası çocukların maruz kaldığı şiddet veya cinsel istismarlar; kişinin İd merkezinde bu dürtülerle ilgili gelecekte hassasiyet / saplantı / dürtüler geliştirmesine sebep olur.

• Yapılan araştırmalarda; bir çok seri katil, tecavüzcü ve genel olarak şiddet eğilimi gösteren insanların, İd döneminde, Ego “Ben” bilincini geliştirdiği bu 0-5 yaş aralığında istismara uğradıkları sonucu ortaya çıkmıştır.
İlkel dediğimiz bir benliğin dahi (İd) gelecek yaşantımızda bizim için veya yetiştirdiğimiz çocukların gelecekleri için ne kadar önemli olduğunu buradan anlamamız mümkündür.

Konuyu Özetlersek:

• İd; Akıl ve ahlak dışıdır. Temel ihtiyaç ve gereksinimlere odaklanır. Hayvanlar ile ortak özellikte çalışmaktadır. Her canlıda besin ihtiyacı, üreme, cinsel haz ve saldırganlık güdülerini id tetikler.

• Enerji ve hareket kaynağıdır, bir organizma tüm enerjisini id’den alır.

• Doğuştan gelmektedir, yeni doğmuş bir bebek neredeyse %100 saf id’den oluşur.

• Haz ilkesine göre çalışır, sonuçları dikkate almaksızın güdülerin ve ihtiyaçların derhal karşılanmasını ister.
________________________________________

İçeriği sosyal hesaplarında paylaş

Her şeyi yazdı bir tek biyografisini yazamadı..

Bir Cevap Yazın