İçeriği sosyal hesaplarında paylaş

Afiş / Bilim

Yapay Zeka ile İnsan Zekasını Kıyaslamak İmkansız. Henüz!

Yapay Zeka ile İnsan Zekasını Kıyaslamak İmkansız. Henüz!

Yapay Zeka ile İnsan konusunu irdelemeden “Zeka nedir” öncelikle bunu tanımlamamız gerekir.  Stephen Hawkings’in dediği gibi “Zeka, değişime ayak uydurabilme potansiyelidir”.

Yaşarken deneyimlediğimiz, karşımıza çıkan her değişken; çözülmesi gereken bir yeni problemdir. Bu problemler, bir şiirde veya romanda şairin bize vermeye çalıştığı düşünceyi analiz etmek veya karakterlerin iç dünyaları ve karakterleri ile ilgili sonuçlara varmak da olabilir.  Beynimiz, nefes almak/yürümek veya organların temel fonksiyonlarını otonom olarak gerçekleştirirken zekaya ihtiyaç duymaz. Ancak, yürümek/koşmak gibi üzerinde düşünmeden uygulayabildiğimiz otonom hareketler olsalar da herhangi bir spor dalı söz konusu olduğunda bu otonom hareketler, otonom olmaktan çıkar edinilmiş bilgi ve tecrübelerle birleşir, zeka-bilinç devreye girer.

İnsan Beyninin İşletim Kapasitesi, Edinilmiş Bilgi ve Yapay Zeka

Teoride herkes Tenis oynayabilir. Tenis oynayabilmeniz için bir tenis kortu bir raket ve bir top ve elbette karşınızda bir de rakip yeterlidir. Ancak pratikte, herkes tenis oynayamaz. Bunun tek sebebi ise edinilmiş tecrübenin eksikliğidir. Teoride raketimizi gelen topa doğru sallayıp, topa vurup onu karşı oyun alanının içerisine düşürmeliyiz. Ancak teoride bu kadar basit görünmesine rağmen, burada saylamakla bitiremeyeceğimiz kadar çok değişken mevcuttur.

Vücudumuzun postürü (duruş biçimi),  vücut ağırlığımız, koşu hızımız, üzerimize gelen topun geliş açısı, geliş hızı, topun vurabileceğimiz andaki yüksekliği, top ile aramızdaki uzaklık, top ile raket arasındaki uzaklık, top ile düşeceği yer arasındaki uzaklık, top ile düşeceği yer arasındaki açı, raketin açısal momentumu, raketin ağırlığı, raketin ivmesi, topun ağırlığı, rüzgar ve sürtünme kuvvetleri, topun alacağı yol.. Şuna bakar mısınız? Altı üstü bir Tenis oynayacağız ama şimdiden durum ciddi bir Fizik problemi haline dönüştü.

Şöyle izah edelim, Tenisi kort üzerinde değil de kağıt üzerinde oynamaya kalksak, topun iki oyuncu arasında bir kez karşı tarafa ulaşması için dahi yapacağımız fiziksel hesaplamalar sayfalarca olurdu.  Ve bunu bir maç boyunca yaptığımızı düşünürsek yüz binlerce sayfalık matematiksel işlem, on binlerce fiziksel formül kullanmak durumunda kalırdık.  Kaldı ki bu hesaplamalar tamamen oyundaki fiziksel aktiviteleri hesaplamak için olacaktı. Beynimizin biz hareket ederken otonom olarak gerçekleştirdiği kaslara gönderilen her bir sinyal, hareket sağlayan her bir kas lifinin sarf ettiği enerji, ihtiyaç duyduğu glikojen ve oksijen miktarı, mevcut enerji (glikojen) depolarının organize edilmesi bunlardan hiç söz etmiyorum bile.

Şayet, tenisi Yapay Zeka barındıran bir robota fiziksel olarak oynatmaya kalksaydık tüm bu fiziksel hesaplamaların üzerine bir de o makineye hareket ileten motorların her bir hareket için sarf edeceği enerji miktarını, ve bu hareketi sağlamak için çalışacak gerekli tüm iletim elemanları ile ilgili ayrıca yüzlerce bin sayfalık ilave hesaplamalar yapmamız gerekirdi.

İşlem Hızı

Hiç üşenmeden oturup yüzlerce bin sayfalık Tenis maçını kağıt üzerine dökmeyi başardığımızı düşünelim. Burada önemli olan, bu işlemleri ne hızla yapabildiğimiz olacaktır. Eğer, hesabı yapılan hareketin hesaplamasını “hareketin gerçekleştirebilme süresi” nin altında gerçekleştirebiliyorsam şayet kağıtta hesapladığım hareketi fiziksel olarak da gerçekleştirebilirim. Ancak hesaplamam, hareketin fiziksel olarak icra edilmesinden uzun sürüyorsa bu hareketi tamamlayamayacağım. Çünkü henüz hesaplaması dahi bitmedi. Disleksi Hastalığını duymuşsunuzdur.

Disleksi Hastaları, günlük hayatta basit bir şekilde yerine getirdiğimiz Ayakkabı veya kravat bağlamak veya bize doğru atılan bir topu tutmak gibi fiziksel işlemleri beynimizin yavaş reaksiyon göstererek zamanında hesaplayamaması ve bunun sonucunda ise bu fiziksel eylemleri başarıyla yerine getirememize sebep olur.  İnsanoğlu’nun sahip olduğu beynin işlem hızı ve hacmi Dünya üzerindeki en gelişmiş bilgisayarlardan dahi 2000 kat daha hızlı ve verimlidir. Bir çok hesaplamayı biz hissetmeden dahi yapabiliyor olmamızın sebebi bu işlem hızı ve kapasitedir.

Strateji

Tenis maçımıza tekrar geri dönelim. Hareketlerimizi hesapladık, güzel. Peki ya rakip? Tanıdığımız bildiğimiz zekanın tam olarak işin içine dahil olduğu nokta da burası oluyor. İlk başlıkta değindiğimiz edinilmiş tecrübe! Raketi sağ el kullanan rakibin forehand duruş pozisyonunda topunuzu karşılamayı beklerken bu sizi otomatikmen sol tarafınıza topu atacağını düşünmenize sebep olabilir. Acaba öyle mi? Bir yapay zekaya, karşınızdaki insanın sizi manipüle etmeye çalıştığını nasıl öğretebilirsiniz?

Stratejiyi fiziksel olarak ele alırsak; kendisine atılan top karşısında forehand pozisyonunda olan karşı rakip, topa forehand ile vuracaktır. Ve yüksek bir olasılıkla top sizin sol tarafınıza düşecektir. Stratejinizi buna göre belirlersiniz, alacağınız konum buna göre (beyin tarafından) hesaplanır. Ancak rakibiniz, sizin topa karşılık verdiğinizde özellikle forehand pozisyonunda bir süre bekleyebilir, siz solunuza hareket ettiğiniz anda bir miktar fazla efor ile backend yaparak topu, sağınıza, yani ters tarafınıza gönderebilir. İnsanların karşılıklı oynadığı Tenis müsabakalarında insanlar, topla oynadığı kadar da birbirleri ile oynarlar. İzlenecek strateji de yine Edinilmiş tecrübenin ışığında belirlerler. Karşılaşma boyunca birbirini giderek daha çok tanıyan rakipler, birbirlerinin stratejilerini daha net görmeye başlar ve buna karşılık olarak karşı stratejiler geliştirirler.

Günümüzde Sözü Edilen Yapay Zeka Bahsedildiği Kadar Zeki mi?

Zeki, zekaya dayalı işlemlerin başarıyla yerine getirilebilmesini ifade eden bir sıfattır. Hal böyleyken kelimenin anlamı itibariyle, hesap makinesine de zeki demek mümkündür. Bu örnek size komik mi geldi? Haklısınız, hesap makinesine neyi hesaplamasının gerektiğini söyleyen bizleriz. Hesap makinesi, biz ondan ne istiyorsak o da bize aynen onu hesaplıyor. Dolayısıyla zeka kıstasımızda, herhangi bir şeye zeki demek için “doğru işlemler” yapabilmesi yer almıyor. Demek ki zeka kıstası için işlem yapabilme kapasitesiyle beraber ayrıca bir de sezgisel ve mantıksal süreçler de işin içine giriyor. Eğer hesap makinemiz, o an yapmakta olduğumuz işin ne olduğunu anlayıp , bunun üzerine ihtiyacımız olduğunu tespit ettiği hesabı yapıp bize bunu sunuyor olsaydı o hesap makinesine “Zeki” diyebilirdik.

Şimdi gelelim günümüz Yapay Zekasına. Günümüz Yapay Zekasının, Hesap Makinelerinden tek farkı hesaplayabildiğinin 4 işlemle sınırlı olmamasıdır. Bunun dışında günümüzdeki yapay zeka ile bir hesap makinesi arasında “zeka” paydasında hiçbir farklılık yoktur. Günümüzdeki yapay zeka; kamerada işlediği görüntüdeki hayvanın cinsini ve rengini sayısal olarak kodlayıp, bu sayısal kodlara karşılk gelen dijital ses kodlarını kullanarak bizlere ses iletim araçları “hoparlör” aracılığı ile  “siyah kartal” demektedir. Daha gelişmiş yapay zekalarda ise bilgiler insanlar tarafından kodlanmaz, yapay zekaya internet erişimi tanınır. Yapay zeka, internet üzerinde yer alan web sitelerinden metinleri ve görselleri kayıt altına alır. Görselle ilişik olan metinleri bu görseller ile bağdaştırır.

Dolayısıyla bu yapay zekaya Zürafanın neye benzediğini yazılımsal olarak eklemenize gerek kalmaz. İnternet ağı üzerinde rast geldiği yüz binlerce zürafa görselinde “Zürafa” kelimesinin yer almış olması, yazılımı buna göre dizayn edilen yapay zeka tarafından kayıt altına alınmasına, daha sonra zürafa resmi ile karlılaştığında ise bu görselin bir zürafaya ait olduğu sonucuna rahatlıkla varabilir.   Günümüzde Facebook’un resim tanıma özelliği ile facebook üzerinde bir resim eklendiğinde o resimdekilerin kime ait olduğunu biliyor olması bu yapay zekanın bir ürünüdür. Veya Google Grafikler üzerinde bir resim karşıya yükleyerek Google üzerinde ona benzer resimleri arayabiliyor olmamız yine aynı yapay zekanın bir ürünüdür.

Zeka Bunun Neresinde?

Hiçbir yerinde. Günümüzde sözü edilen Yapay Zeka’nın İnsan Zekasıyla boy ölçüşebileceği konusunda inancı olanlardan özür diliyorum. Ancak durum günümüz itibariyle bundan ibaret. Yapay Zekamız yok. Yapay zekadan ziyade büyük veritabanlarımız ve bu büyük veritabanlarını işleyen ve hayatamızı kolaylaştıran iyi yazılımlarımız var.

Yapay Zeka Fikir mi Üretir, Edinilmiş Fikri mi Yansıtır?

Bu son çeyrek yüzyıl içerisinde yazılıp çizilen, basına sunulan yüzlerce yapay zeka gelişmesine tanıklık ettik. Çok çarpıcı olanlarına örnek vermek istiyorum. Örneğin sosyal medya ağları üzerinde yer alıp, konuşmalara ve tartışmalara katılan, fikir üretebilen yapay zekalar. Peki bu işin aslı astarı ne?

Şöyle bir örnek verelim. Twitter için hazırladığımız bir yapay zekamız var. Bu yapay zekamız Twitter üzerinde yer alan hesapların paylaşımlarına, konuyla ilgili çok çarpıcı ve yerinde yorumlarda bulunuyor. Bu nasıl mümkün oluyor?

Bu sorunun yanıtı genel kanıda saklı. Örneğin yapay zekamızın ABD seçimlerinin hemen öncesinde ABD seçimleri Hashtag iken, bir gönderi altında “Irkçı tavırlar sergileyen Donald Trump’ın başkan seçilmesi siyahi kesimin büyük tepkisiyle karşılanacaktır. Ayrıca savaş karşıtı seçmenler için hiç de iyi bir tercih olmayacaktır. ” dediğini varsayalım.  Yapay zekamızın bu cümleyi kurmuş olabilmesi için öncelikle internet üzerinde taradığı metinlerden Donald Trump’ın öz geçmişini, Görselini ve internet üzerinde içerisinde  Donald Trump adının geçtiği Donald Trump ile ilgili yazılmış yorumları kaydetmiş olması ve kaydedilmiş tüm bu bilgiler içerisinde oransal olarak en çok yer alan cümle öbeklerini kullanarak iki farklı kaynaktan edindiği cümleyi birleştirip, tek bir özgün cümle oluşturmalıdır.

Dolayısıyla yapay zekamız ,kayıt altına aldığı edinilmiş bilgilere dayalı istatistiki verilerin sonuçları bize gösterir. Fikir üretmez, edinilmiş fikirleri yansıtır. Dolayısıyla bir yapay zekadan bir şey icat etmesini beklenemez. Bir yapay zekaya konçerto yazdıramazsınız, konçertolardan bir karma konçerto yazdırabilirsiniz. Veya bir yapay zekaya senaryo yazdıramazsınız. Yazılı senaryoların karmasından oluşan bir senaryo yazdırabilirsiniz. Dolayısıyla günümüzün yapay zekası ile insan zekasını karşılaştırabilmek olanaksızdır.

Peki ya gelecekte Yapay Zeka, İnsan Zekasına yetişebilir mi?

Bu sorunun yanıtı, bilimin halen bir cevap bulamadığı Kuantum mekaniklerinde gizlidir. Beynimizde gerçekleşen veri iletişim süreci, klasik fizik ile açıklanamayan çok daha komplike bir iletişimi bizlere işaret etmektedir. Haliyle günümüz işlemcileri ile çalışan yapay zeka ile İnsan zekası arasında uçurumlar bulunmaktadır. Gelecekte kuantum mekaniklerinin daha iyi anlaşılması, kuantum tabanlı bilgisayarların geliştirilmesi sonrasında, bugün insan beyninin çalışma şekline olan bakışımız değişebilir. Ve o gün, zeka, bilinç gibi kavramlar bugün olduğundan çok daha iyi anlaşılabilir. Ancak o zaman İnsan kadar komplike düşünebilen, sorgulayabilen bir yapay zeka üretebiliriz.

Yapay Zeka ile İnsan konusundaki düşüncelerinizi yorum alanında belirtebilirsiniz. Yapay Zeka ile İnsan ile ilgili daha çok makale için takipte kalın.

İçeriği sosyal hesaplarında paylaş

Çok bilmeye meraklı, az bilen insan. Kimliği belirsiz admin kişisi.

Bir Cevap Yazın